arşiv

0, 2008 için arşiv

Kilo verme yolları !

Çarşamba, 30 Nis 2008 Comments off

ne yiyerek diyet yapmalıyım ? nasıl kilo verebilirim ? kilo verme hakkında önemli ipuçları burada !!!!

1: Patates ve ekmek tüketmek kilo aldırır:

Aslında tam tersidir diyebiliriz. Nişasta içeren sebzeler ve ekmek (sadece kepek ekmeği), vücudunuzda beyinden kaslara kadar ihtiyacınız olan kaliteli karbonhidratı içerirler. Elbette ekmeğinizin üzerini tereyağı ile kaplar veya patatesi haşlanmış değil de kızartma olarak tercih ederseniz, kalorileri üçe dörde katlarsınız.

2: Yemekten önce bir bardak su içmek iştahı keser:

Hem evet hem de hayır diyebiliriz. Su eğer yemekle birleştirildiyse, iştahı hafifletmekte yardımcı olur. Örnek olarak, çorba ve meyve suyunu gösterebiliriz. Yapılan bir araştırmada, bir grup kadına tavuk çorbası içirilirken, diğer gruba ise bir bardak su ve pirinçli tavuk yemeği yedirildi. Dr. Elizabeth Somer önderliğinde yapılan bu çalışmada, tavuk çorbası içen grup kendini daha doymuş hissederken, bunun yanında yüzde 27 daha az kalori almış oldu. Bu kuralın sadece bir istisnai durumu bulunuyor… Bazen açlık ve susuzluğu karıştırıyor olabilirsiniz. Kendinizi çok aç hissettiğiniz zamanlarda büyük bir bardak su için. Biraz bekledikten sonra hala açlık hissetmiyorsanız, vücudunuzun o an neye ihtiyacı olduğunu çözüp, gerekeni yapmışsınızdır.

3: Karides, istiridye gibi su kabukluları, kolestrol açısından çok zengindir:

Bir tarafta bu önermenin doğruluk payı vardır. Bir avuç karidesin, günlük kolestrolünüzün 3/1 fazlasına denk geldiği de doğrudur. Fakat ilginç olan bir durum var ! Karidesler doymuş yağ oranı açısından düşük değerlere sahiptir ve sağlıklı omega 3 yağ asitlerini bünyelerinde bulundururlar. Güney Kaliforniya Üniversitesi kapsamında yapılan çalışmada, karides ve diğer su kabuklularının her hafta 1 kez tüketilmesinin, kalp krizi riskini %59 azalttığı ortaya çıkıyor

4: Ara sıra yenilen fast-food zararlı değildir:

Aslında bu noktada ‘ara sıra’ teriminin sizin için ne ifade ettiği önemlidir. Eğer ‘ara sıra’ sizin için her Cuma akşamı demekse, bu önerme sizin için doğru olmaz. Eğer her birkaç ayda bir anlamına geliyorsa ve vücut ölçüleriniz sağlıklı değerlerdeyse, hatta bol sebze, badem, ve tam buğday tüketiyorsanız doğrudur. Ama çok azımız tamamen istediğimiz vücutlara sahibiz. Eğer canınız çekiyor ve fast-food yemek istiyorsanız, sonrasında 1-1.5 saat yürümeyi kesinlikle ihmal etmeyin.

5: Kadınlar menapoz sonrası doğal olarak kilo alırlar:

Evet suçlanabilecek birçok şey var! Akneden tutun da pre-menstural sendromun dahilindeki hormon değişikliklerine kadar! Bu noktada, fiziksel egzersizlerin kesilmemesi gerekiyor. Eğer ki düzenli egzersize devam edilirse, birbirini takiben aynı sonuçları veren çalışmaların ışığında, kadınların menopoz sonrası kilo almamaları sağlanabiliyor. Tek sır egzersizde!

6: Gazlı içeceklerin diyetleri zarar vermez:

İlk olarak size gerçek öneriyi verelim. Su, taze sıkılmış meyve suyu ve yeşil çaydan asla vazgeçmeyin. Bu içecekleri diyet gazlı içeceklerin yerine mümkün olduğunca fazla tüketin. Hem diyet hem de diyet olmayan gazlı içecekler, böbrek rahatsızlıkları ve kalp hastalıkları riskini artırır, bununla beraber diş minelerine zararlı asitleri barındırırlar.

haber3

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

Genç kalın genç yaşayın ! hiç yaşlanmayın…..

Çarşamba, 30 Nis 2008 Comments off

yaşlanmayı durdurmak, genç kalmak ve genç görünmek mümkün mü ?

Yeni geliştirilen dermatokozmetik ürün grubu AFA’lar; kırışıklıkların giderilmesini sağlıyor, yeni kırışıklıkların oluşmasını engelliyor ve cilt lekelerini tedavi ediyor.Y ılların birer kanıtı olarak yüzümüzde beliren çizgilere meydan okuyan kadınlara müjde!

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar; çok yeni geliştirilmiş dermakozmetik ürün grubu ‘AFA’larla uygulanan peeling yönteminin, ciltte çok güçlü antiaging etki yarattığını belirtti. AFA Peeling sisteminde, 6 seans sonunda ciltteki kırışıklıkların azaldığını ve lekelerin tedavi edilebildiğini vurgulayan Dr. Dündar, medikal cilt bakımında etkili bir seçenek olan ‘AFA’larla ilgili bilgiler verdi:

‘AFA’lar nedir? ‘AFA’lar; çok yeni geliştirilmiş dermatokozmetik ürün grubudur.

Cildi yaşlanmaya karşı koruyor ve yaşlılık belirtilerini geriletiyor. Çeşitli nedenlere bağlı gelişen cilt lekelerinin ve akne vulgarisin tedavisinde, gerek tek başına gerekse mevcut tedaviye destek olarak kullanılabiliyor.

Ciltte nasıl etkiler bırakıyor?

Çok güçlü anti-aging etki yaratır.

Cildi yeniler, kırışıklıkları azaltır.

Cilde yoğun nem tutucu etki sağlar.

Etkileri hızlıdır.

Cilt üzerindeki soyucu etkileri güçlüdür.

Cilt lekelerinde üstün terapötik etki sağlar.

Herhangi bir yan etkisi olur mu?

En hassas ciltlerde dahi güvenle kullanılır. Güneş hassasiyeti de yaratmaz.

‘AFA’lar hangi alanlarda kullanılabilir?

Güneş, yaşlılık ve hamilelik gibi çeşitli nedenlere bağlı oluşan cilt lekelerine karşı koruyucu ve tedaviyi destekleyici etkidedir.

Kırışıklıkların giderilmesini sağlar, yeni kırışıklıkların oluşmalarını engeller.

Akne tedavisi sonrası oluşmuş izlerin tedavisinde etkilidir.

Cildin yenilenmesi, daha sağlıklı ve canlı görünüme ulaşmasını sağlayan genel cilt bakımında anti-aging etkileri nedeniyle önerilir.

En sağlıklı sonucu alabilmek için AFA Peeling sistemi nasıl uygulanmalı?

Bir uzman gözetiminde başlayan ve daha sonra yine uzmanın önerdiği ev ürünleriyle devam eden AFA Peeling sisteminde hedeflenen sonucun alınması için şu kurallara uyulmasında fayda var:

En az 6 kez AFA Gel seansı uygulanmalı. n Seanslar haftada bir ya da iki haftada bir kez uygulanmalı.

6 seanslık kür tamamlandığında, hastalar AFA GEL EV programına kaydırılarak, uzmanın önereceği ev ürünleri ile tedavisine kendi kendine devam edebilir.

6 kürlük muayenehane uygulaması 6 ayda bir tekrarlanabilir.

AFA Peeling programı öncesinde dikkat edilmesi gereken noktalar var mı?

Uygulamadan bir önceki gece hasta, AFA Gel ve/veya Retinoik asit gibi soyucu ürün kullanmamalı.

Erkekler işlemden hemen önce tıraş olmamalı.

Kadınlar son bir hafta içinde tüy dökücü işlem uygulamamalı.

bugün

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

Saç şekilleri ve bakım ipuçları !

Çarşamba, 30 Nis 2008 Comments off

Akşam bir partiye davetlisiniz ve kuaföre gitmek içinizden gelmiyorsa, belki de saçınızı kendiniz yapmalısınız. İlk yapmanız gereken, saçlarınızı düzgün bir şekilde taramak. Eğer saçlarınız dalgalı ise, fön kullanarak düzleştirebilirsiniz…


SAÇLARINIZI KABARTIN!

Saçlarınızın tam tepede kalan kısmını, topladığınızda daha düzgün görünmesi için kabartmalısınız. Bunun için yapmanız gereken tek şey, saçlarınızı ince tutamlar halinde alarak, ters yöne doğru taramak. Yandaki fotoğrafta bu işlemin nasıl yapılacağı görülüyor. Sabitlemek için sprey kullanın. Saçlarınızın arka kısmını kabarttıktan sonra, kötü görünmeini önlemek için, ön taraftan ince bir saç tabakasıyla kapatın. Daha sonra yine ince tutamlar halinde ayırdığınız saçlarınıza sprey sıkın. Kullandığınız sprey saçlarınızı çok fazla sertleştimeyen bir ürün olursa, şekil vermek daha kolay olur.

AT KUYRUĞU YAPIN

Saçlarınızı spreyledikten sonra, düzgün bir şekilde tarayarak arkada, at kuyruğu şeklinde toplayın. Saçlarınızı toplarken ince bir lastik toplayın. Topladıktan sonra, saçınızdan ince bir tutam ayırın ve lastiği kapatacak şekilde üzerine dolayarak sarın.

SIRA SON RUTUŞLARDA…

Son olarak saçlarınızın sarkan kısmını toplamanın zamanı geldi. Resimde de gördüğünüz gibi, saçlarınızı ufak tıtamlar halinde, tel tokalardan yararlanarak yukarıda toplayın. Eğer saç renginize uygun tel tokalar kullanırsanız, topuzunuzda çok dikkat çekmeyecek ve daha güzel görünecektir. Ve geceye hazırsınız! İşte bitti bile… Ne kuaförde sıra beklediniz, ne de gereğinden fazla oyalandınız. Şimdi kendi hazırladığınız topuzunuzla geceye hazırsınız…. Bir başka topuz önerisi için, tıklamaya devam edin! Yine ilk olarak saçlarımızı tarayarak başlıyoruz, fakat bu model dalgalı saçlarada kolayca uygulanabileceğinden, fön çekip düzeltmenize hiç gerek yok…

TUTAMLARA AYIRIN!

Saçlarınızın daha dalgalı bir form kazanası gerekiyor. Bunun için saçlarınızı küçük tutamlar halinde ayırın ve spreyleyin. Spreylediğiniz her tutamı parmağınıza dolayarak döndürün ve bir tel toka yardımıyla sabitleyin. Fönle kurutun. Saçlarınızı tel tokalarla tutturduktan sonra, fönle kurutun. Bu sayede saçlarınız çabuk kurur ve şekil alır. Bu işlemi yaptıktan sonta saçlarınız sertleşecektir. Dert etmeyin! Olması gereken tam olarak bu…

TOPLAMA ZAMANI

Saçlarınızdaki tel tokaları çıkartın. Ayırdığınız tutamların iri iri dalgalar halinde olduğunu göreceksiniz. Saçlarınızı tepeden toplayın. Ve az önce açtığınız tutamları saç tokasını gizleyecek şekilde, tokanun üstüne ve hafifçe önlere gelecek şekilde yerleştirin ve tekrar sprey sıkın…

HAZIRSINIZ…

Saçlarınız hazır bile, eğer siz de hazırsanız dışarı çıkıp eğlenmenin tam zamanı…

Takvim

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

Orgazm nedir, nasıl yaşanır ? orgazm hakkında !

Çarşamba, 30 Nis 2008 Comments off

Birçok kadın daha önce hiç orgazmı tadamadığından şikayetçi. Peki ya siz?
Dürüst olalım. Her kadın kendi orgazmının yeterince uzun, yeterince doyurucu, kısaca yeterince iyi olup olmadığın merak eder. Üstelik birçok kadın eğer geç orgazm oluyorsa, frijit olma korkusu yaşar. Bunca meraka rağmen neden hala bu konuya öcü muamelesi yapılıyor?

Belki de kadınlar bu konuda yeterince konuşmuyor, ya da utandıkları için soramıyorlar. Şimdi tabuları bir kenara koyma vakti geldi, orgazm hakkında merak ettiğiniz sorular ve cevapları burada…

Soru: Orgazmım çok kısa sürüyor. Bunu uzatmak için bir yol var mı?

Cevap: Uzmanlara göre, evet. Bunun için egzersiz yapıp pelvik kaslarınızı geliştirmeniz gerekiyor. Mesela günde 10 – 20 kez birkaç saniye süreyle kalçalarınızı sıkıp, bırakın. Eğer yapabiliyorsanız daha sık ve çok yapın. Bu sayede orgazmınız daha uzun sürecektir.

Bunun bir diğer yolu da hemen sonuca ulaşmaya değil de, eğlenmeye de çalışmak. Örneğin, tam orgazm olacakken kendinizi geri çekin, bunu birkaç kere yapın. Böyle durumlarda daha belirgin ve uzun orgazmlar yaşayabilirsiniz.

Soru: Ben asla ilişki sırasında orgazm olamıyorum. Orgazm olabilmem için oral ilişkiye ihtiyaç duyuyorum. Bu değişebilir mi?

Cevap: Kulübe hoş geldin. Bu kadınların çoğunun yaşadığı bir problemdir. Cinsel ilişki her ne kadar hamile kalmak için iyi bir yol olsa da, kadının bu yolla orgazma ulaşması oldukça zahmetlidir. Tabii ki bunu değiştirmek için birkaç ipucumuz var. Örneğin ilişkiye girmeden önce ön sevişmeye ve oral ilişkiye öncelik verir. Aceleci ver sert olmaktansa, yavaş olun ve partnerinizin ihtiyaç duyduğunuz zamanı size tanımasını sağlayın.

Soru: Birden fazla orgazma ulaşmanın en iyi yolu nedir?

Cevap: bu basit değil, fakat mümkün. Bazı kadınlar orgazm olduktan sonra daha duyarlı hale geliyorlar. Bu arabayı ilk kez çalıştırmanızdan sonra, motorun daha çabuk ısınmasına benzer. Birinciden sonra orgazm daha kolay gelir. Hatta sonraki orgazmların 15 saniye gibi kısa sürelerde geldiği bile olur.

Soru: Sadece G noktası sayesinde orgazm olabilir miyim ve G noktası nerededir?

Cevap: G noktası genellikle uyarıldığında kadınlardaki cinsel isteği arttırır. Ve her kadının bir g noktası vardır. Bu alan vajinanın önünden servikse uzanan bölümdedir. Kadınlar bu nokta sayesinde orgazm olduklarında, daha etkili ve derin hissederler. Fakat bazı kadınlar bundan hoşlanmaz, G noktası oldukça siniz bozucu olabilir.

Soru: Orgazm olmam çok uzun zaman alıyor. Acaba nasıl daha çabuk olabilir? Partnerimi nasıl yavaşlatabilirim?

Cevap: Birçok çift için sadece erkeğin orgazm olması daha kolaydır. Erkeğinizi yavaşlatmak için ona bir akıl oyunu yapabilirsiniz. Ona batmakta olan bir botta olduğunu ve o sonra mutlaka geleceğini anlatın. Şelaleden eninde donunda düşecektir ama bunu geciktirebilir. Tam şelalenin ucuna geldiğinde durmasını söyleyin. Bu durumda içinizde hareket etmesin. Böylece kasılan kasları rahatlayacak ve devam etmeye gücü olacaktır.

Soru: Kimse bana orgazm yaşatamadı. Yardım edin!

Cevap: İlk olarak orgazm bir doğum günü hediyesi değildir. Kimse size veremez. Bu surumda biraz gizliliğe ihtiyacınız olacak. Vücudunuzda nelerin işe yaradığını öğrenmelisiniz. Ayrıca partnerinizi nasıl yönlendireceğinizi de öğrenmelisiniz. Onunla birlikte yataktayken ona kibar iltifatlar yerine, daha kirli iltifatlarda bulunun. Sevişirken bir erkeğe ayakkabılarını çok beğendim demek komik olacaktır. Kendinize zaman verin ve sevgilinize sürekli gelip gelmediğini sormaktan vazgeçin.

leyditürk

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

Kadınların en büyük sağlık sorununu biliyor musunuz?

Çarşamba, 30 Nis 2008 Comments off

İdrar tutamama, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, orgazm olamama… Kadınların hayatını cehenneme çeviren bu şikayetler pelvik organ sarkmasının belirtileri. Türkiye’de kadınların yüzde 17’si bu sorunla karşı karşıya olmasına rağmen utandığından ya da çaresiz olduğunu düşündüğünden doktora gitmiyor

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.

Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”

Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.

Cinsel ilişkiye zarar verir
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”

Sezaryen sarkmaları azaltır
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.

35-50 yaş arasında sık görülür
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.

Belirtileri:
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe
n İdrar yapamama
n Ciddi kabızlık
n Gaz kaçırma
n İlişkide bulunamama ya da sakınma
n İlişki sırasında ağrı
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı
n Vajinal akıntı ve kanama

Vatan

Categories: KADINCA KONULAR Tags: