arşiv

0, 2008 için arşiv

Kadınların en büyük sağlık sorununu biliyor musunuz?

Salı, 29 Nis 2008 Comments off

İdrar tutamama, cinsel ilişkide ağrı, isteksizlik, orgazm olamama… Kadınların hayatını cehenneme çeviren bu şikayetler pelvik organ sarkmasının belirtileri. Türkiye’de kadınların yüzde 17’si bu sorunla karşı karşıya olmasına rağmen utandığından ya da çaresiz olduğunu düşündüğünden doktora gitmiyor

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Doğum ve Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, birkaç kez üst üste normal doğum, sık sık kilo alıp verme, kronik öksürük, cinsel ilişki sırasında iki tarafında haz almaması gibi şikayetleri olan her 9 kadından birinin pelvik organ sarkması (vajina ön ve arka duvarı ile mesane) nedeniyle cerrahi müdahale geçirdiğini söylüyor. Vajinal sarkmaları vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirdiklerini belirten Prof. Dr. Uludağ, Pelvik organ sarkmalarının en büyük belirtisinin idrar tutamamak olduğunu, bunun da kadınların hayatını kabusa çevirdiğini anlatıyor.

Pelvik organ sarkmalarının doğum yapmamış kadınların da yaklaşık yüzde ikisinde görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Seyfettin Uludağ şunları söylüyor: “Vajinal yoldan doğum yapmış olan kadınların hemen hepsinde az ya da çok, vajina duvarı sarkmaları görülebilir. Doğum olayı pelvik organlarda sarkmaya, genişlemeye sebep olabilir. Yardımsız doğum yapanlarda uzun süre ıkınmaya bağlı olarak pelvik organların sarkması kaçınılmazdır. Pelvik organların sarkmasının en sık rastlanan belirtisi, idrar tutamamaktır. Özellikle öksürürken, gülerken ya da ağır bir şey kaldırırken ıkınma durumunda kadınlar idrar kaçırırlar.”

Kadınların yaklaşık yüzde 50’sinin arada sırada idrarını kaçırdığını söyleyen Prof. Dr. Uludağ, “Sarkmalara bağlı idrar kaçırma doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 10-15’inde görülür ve tekrarlar. Yaş ilerledikçe bu oran artar. Organ sarkmaları her doğumdan sonra ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkma derecesi artar. Eğer doğum esnasında oluşan yırtıklar uygun şekilde tamir edilmez ise bu sarkmalara daha da artar” diyor.

Cinsel ilişkiye zarar verir
Uludağ, sarkmalara bağlı olan idrar kaçırmalarının vajinal yoldan yapılan ameliyatlar ile tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor: “Kadınlar organ sarkması olduğunu öncelikle idrarını tutamadıkları zaman anlarlar. Onları doktora götüren en önemli sebep idrar kaçırmadır. Özellikle havuza ve denize girdikten sonra sık sık tekrarlayan akıntılar, sık sık oluşan sistit belirtileri ve bütün bunlara ek olarak cinsel ilişki sırasında eşinin ya da kendinin eskisi gibi mutlu olamaması gibi belirtiler pelvik organ sarkmalarının işaretidir. Kabızlık ve büyük abdestini yaparken ağrı duymak ya da zorlanmak da bu belirtiler arasında yer alır. Sık tekrarlayan akıntılar, vajina yırtık ve genişlemelerine bağlı yaşanan cinsel sorunlar da ameliyatı gerektiren sebeplerdir. Vajinal sarkmalar aşağıdan vajinal yolla yapılacak daraltma ameliyatları ile iyileştirilir. Ancak menopozdan sonra tekrarlalama olasılığı vardır.”

Sezaryen sarkmaları azaltır
Pelvik organ sarkmalarından kurtulmanın mümkün olmadığını da belirten Prof. Dr. Seyfettin Uludağ, “Az doğum yapmak bir önlem olabilir. Doktor kontrolünde doğum yapmak, doğum süresinin gereksiz uzatılmaması, doğumu kolaylaştırıcı kesilerin yapılması ve doğum sonu oluşmuş yırtıkların dikkatli onarılması sarkmaları azaltır. Sezaryen ile yapılan doğum da sarkmaları azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü yer çekimi olduğu sürece yaşlanmaya bağlı olarak ve geçirilen gebeliklerin yaptığı değişimler sonucunda da sarkmalar oluşabilir. Doğum sayısı arttıkça sarkmalar da artar.

35-50 yaş arasında sık görülür
Pelvik organ sarkmalarına sadece doğumlar sebep olmaz. Bunun dışında sigara içmek, stres, düzgün beslenmemek, özellikle yeşil sebze ve meyveden yoksun çarpık beslenme aşırı kilolu olmak, egzersiz ya da spor yapmamak, kronik öksürük ve aşırı derede ağır spor yapmak da (halter gibi) pelvik organ sarkmalarına sebep olabilir. Pelvik organ sarkmaları 35-50 yaş grubunda sık görülür. Bu yaş grubu kadının toplumda aktif olduğu çağdır.

Belirtileri:
n İdrar kaçırma, tuvalete yetişememe
n İdrar yapamama
n Ciddi kabızlık
n Gaz kaçırma
n İlişkide bulunamama ya da sakınma
n İlişki sırasında ağrı
n İlişki memnuniyetinin azalması ve orgazm olamama
n İlişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma
n Vajinada ağırlık, basınç ve ağrı hissetme
n Kuyruk sokumunda ve belde yatma ile geçen ağrı
n Vajinal akıntı ve kanama

Vatan

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

Türk Kadınlarının vücutlarını İtalyanlara, kalçalarınını Brazilyalılara benziyormuş meğer !

Salı, 29 Nis 2008 Comments off

“Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif”

Dünya Aerobic Şampiyonu Gil Lopes, dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz hafta Türkiye’ye gelen Gil Lopes Türk kadınlarını görünce şaşırdığını söylüyor: “Çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. İtiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, Brezilyalı kadınlardan farksız. Vücutları ise İtalyan kadınlarına göre daha fit ve sportif.”

39 yaşında, Brezilyalı ve haliyle oldukça enerjik bir adam Gil Lopes. Bugün dünyanın en iyi aerobic/fitness eğitmenlerinden biri olarak gösteriliyor. Aerobic yarışmalarında dünya şampiyonlukları var. Hatta koçluğunu ve koreografilerini yaptığı pek çok ülkenin aerobic takımına da altın madalyalar kazandırmış. Bugün İtalya’da yaşıyor, başta ABD olmak üzere, Portekiz, İspanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Rusya, Japonya ve İngiltere’de masterclasslar veriyor. Geçtiğimiz günlerde Hillside City Club-Trio’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Lopes ile aerobic ve fitness üzerine konuştuk.

Alanınızda iddialı bir isim olmanızı neye borçlusunuz?
GL: Adrenalini seviyorum. İnsan fazlasıyla heyecan duyduğu bir şeyi çok da iyi yapmak ister. Ben de özellikle aerobic’te en iyisini yapmak istedim. Sporcu bir aileden geliyor olmam da bana spor disiplinini çocukluktan kazandırmıştı. Severek yaptım ve başarılı oldum. Derslerimde de insanları rahatlatıyorum, sürekli espriler yapıyorum, tıpkı bir animatör gibi çalışıyorum.

Türk insanının genel görüntüsü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Buna dürüst cevap vereceğim. Beklediğim gibi değil. Kültür farklıklıklarından dolayı Türkleri hayalimde daha farklı canlandırmıştım. Ama gerçekten etkilendiğimi söyleyebilirim. Hem oryantal, hem de modern bir havaları var. Burada olduğum süre içinde çok güzel vücutlu kadın ve erkekler gördüm. Hatta itiraf ediyorum; Türk kadınlarının kalçaları, ülkemin yani Brezilya kadınlarının kalçalarından farksız.

Yaz yaklaşıyor. Herkesin derdi 1.5-2 ayda içinde forma girmek. Siz nasıl bir program önerirsiniz?
Bu kadar kısa sürede forma girmek mümkün. Önce gerçekten istekli olmalısınız. Sonra yediklerinize dikkat etmelisiniz. Akşam saat 6’dan sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler yememelisiniz. Yağlı, kızartma türü yemeklerden uzak durup, bol bol sebze ve meyve tüketmelisiniz. Bol su içmelisiniz. Ve mümkün olduğunca zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir. Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine etmelerini öneririm; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic…

Neden biri değil de kombinasyon öneriyorsunuz?
Çünkü tüm bu karışımlar vücutta pek çok değişik bölgeye, birçok amaca hizmet edecektir ve kişi hedefine daha hızlı ulaşılacaktır. Elbette düzenli olarak bir spor kulübüne gidiyor olmak, uzman eğitmenler eşliğinde, bilinçli spor yapıyor olmak size çok daha büyük fayda sağlayacaktır. Özellikle CoreBoard, Bosu gibi özel aletlerin bulunduğu spor kulüplerini tercih ederseniz, bu aletlerle vücudunuzda varlığından bile haberdar olmadığınız kaslarınızı dahi çalıştırabilir ve kısa sürede kendinizi fit hissedebilirsiniz.

3-4 yıl sonra pilates popülerliğini yitirir

Size göre şu sıralar en popüler spor akımları nedir?
Pilates çok eski bir uygulama olmasına rağmen şu anda dünyada bir patlama yaşıyor. Ama bence 3-4 sene içinde popülerliğini yitirecek. Zamandan tasarruf etmek için kısa sürede etkisini bölgesel olarak gösteren PowerPlate gibi vibrasyon yaratan aletler şu sıralar oldukça popüler. CoreBoard, Bosu gibi dengeye dayalı ve vücudun pek çok kullanılmayan kasını çalıştıran aletlerle egzersizler sıklıkla tercih ediliyor. Bu aletlerle çok eğlenceli grup egzersizleri de yapılıyor. Hillside’da bunlar var mesela. Bir de Hillside’da görünce gerçekten çok etkilendiğim, canlı DJ müziği eşliğinde spor yapılan kardiyo ve gym alanları…

Yabancı ve Türk kadınlarını karşılaştırsanız ne dersiniz?
Güzel her yerde güzeldir. Milliyetleri benim için önemli değil. Ve burada da gerek fizik, gerekse yüz olarak çok güzel kadınlar gördüm. Örneğin İtalya’da kadınların çoğu incecik. Skinny olmak onların hedefi. Bu benim hiç onaylamadığım bir şey. Ama gördüğüm kadarıyla Türk kadınları daha sportif, daha fitler.

Egzersizleri kombine ederek hedefe kolay ulaşın
n Akşam 18.00’den sonra makarna gibi karbonhidratlı besinler tüketilmemeli.
n Zevk aldığınız her egzersizi en az haftada 3 defa tekrarlamanız gerekir.
n Hatta tüm egzersiz çeşitlerini kombine edin; cardio fitness, aerobic, yüzme, hatta ağırlıklarla aerobic… Çünkü tüm bu karışımlar vücutta değişik bölgelerde, pek çok amaca hizmet eder, kişi hedefine daha hızlı ulaşır.

Kadınların yapması gereken 5 spor
n Kardiyo vasküler egzersizler (koşubandı, bisiklet, vs..),
n Pilates
n Yoga
n Aletli ya da ağırlıklarla egzersizler
n Streching.

Vatan

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

DOĞRU MAKYAJ NASIL YAPILIR ?

Salı, 29 Nis 2008 Comments off

Makyajda amaç yüzün güzel bölümlerini ortaya çıkarmaktır.
Bu da ancak ışık, gölge ve rengin doğru olarak kullanılmasıyla gerçekleşir.

Makyajda da sanatta olduğu gibi “chiaroscuro” olarak adlandırılan ışık ve gölge tekniğinin iki basit kuralını bilmek gerekir: Açık renkler ışık verir ve hacim kazandırır, koyu renkler gölge yapar ve hacmi küçültür.

“Chiaroscuro” ışık ve gölge tekniğini makyaja uyguladığımızda, açık renkler, yüzümüzdeki dar alanları geniş göstermek, çökük ve koyu bölümlerini yumuşatmak için; koyu renkler ise, çok geniş bölümleri daraltmak, uzun bölümleri kısa göstermek için kullanılır.

İki ayrı renk yan yana geldiğinde çarpıcı bir zıtlık ortaya çıkar. Buna kontrast denir. Makyajdaki temel prensip, bu kontrastlardan yararlanarak yüzdeki kusurları düzeltmektir. Örneğin, burnunuza uyguladığınız rengin daha koyusunu burun ucuna ve burun kanatlarına uyguladığınızda burnunuz normalden daha kısa ve ince görünecektir. Aynı yoğunlukta ama aynı olmayan iki rengi yan yana koyarsak, parlak olan renk her zaman daha açık görünür. Aynı koyuluktaki mavi ile sarıyı yan yana koyduğumuzda mavinin daha koyu görünmesi gibi.

Siyah ve beyaz, ışık ve tonun en güçlü kontrastını yaratan iki renktir. Siyah, koyu ve tonludur. Saf ve duru bir rengin yanında daha parlak görünür. Diğer yandan beyaz, şeffaf ve durudur. Tüm renkler beyazın yanında koyu görünür. Siyah, karıştırıldığı rengi kasvetli yapar ve parlaklığını azaltır; beyaz ise canlandırır.

Kontrast sadece açık ve koyu veya sıcak ve soğuk renklerin bir araya gelmesiyle oluşmaz. Tamamlayıcı kontrastlar da vardır. Bunlar bir araya gelince birbirlerini takviye eden renklerdir. Birbirleriyle karışınca ise, yok olup gri-kahve bir renk alırlar. Tamamlayıcı kontrastlar, özellikle göz makyajında gölgeyi nötralize etmek ve göz rengini ortaya çıkarmak için sıkça kullanılır. Kahve-turuncu, mor-pembe göz farı uygulamaları gibi.

Hızlı makyaj yaparken

Ten

Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün. Göz altlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin. Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle aynı tonda veya yarım ton daha açık seçin. Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.

Göz

Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün. Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.

Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin. Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün.

Dudak

Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin. Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.

leyditürk.com

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

MENAPOZ NEDİR ? kendinizi rahat hissedin !

Salı, 29 Nis 2008 Comments off

MENAPOZ NEDİR ?

Menapoz bir kadının son adet kanamasına verilen isimdir. Ancak bu terim daha çok son adetten önceki ve sonraki dönemi kapsayan zamanı anlatmak için kullanılır. 40’lı yaşlardan itibaren yumurtalıkların aktiviteleri yavaşlar ve östrojen hormonu yapımında azalmalar başlar. Yumurtalık fonksiyonlarının azalması sonucu başlayan adet düzensizliği dönemine premenopoz, adetler kesildikten ortalama 1 yıl sonra başlayan ve devam eden döneme ise postmenopozal dönem denir.

MENAPOZ HANGİ YAŞTA BAŞLAR ?

Türkiye’de kadınlar ortalama olarak 48 yaşında menopoza girmektedir. Genel olarak menopoz 45-55 yaşları arasında başlar. Hormonal bir problem nedeniyle veya yumurtalıkların kaybına bağlı olarak çok daha erken yaşlarda da oluşabilir. Buna prematür (erken) menapoz denir.

MENAPOZUN BELİRTİLERİ

Adet kanamalarında düzensizlik veya kesilme
Sıcak basmaları, gece terlemeleri
Çarpıntı,
Uykusuzluk
Sinirlilik, depresyon, unutkanlık ve ağlama nöbetleri
Zihinsel fonksiyonların yavaşlaması ve konsantrasyon güçlüğü
Cilt kuruluğu, saç kırılması ve dökülmesi
Kilo almaya yatkınlık
İdrar kaçırma, idrar yollarında yanma
Ağrılı cinsel ilişki
Eklem ağrıları
Osteoporoz (kemik erimesi)

MENOPOZDA YAŞAM KALİTESİNİ KORUMANIN SIRLARI

Yılda 1 defa doktora gidin.
40 yaşlarından sonra meme röntgeni ve ultrasonunuzu ihmal etmeyin.
Özellikle gençlik yıllarından itibaren kalsiyumlu yiyecekleri tüketin.
Kalsiyum için gerekli olan güneş ışığından yararlanın.
Günlük egzersiz alışkanlığı edinin ve kilo almaktan kaçının.
Menopoza erken yaşlardan itibaren bilinçle hazırlanmak için belirtileri beklemeden, mutlaka bir jinekoloğa (kadın doğum uzmanına) başvurun.
Yaşamınızın ikinci baharı için Hormon Destek Tedavisi’nin gerekliliğine inanın.

HORMON DESTEK TEDAVİSİNİN FAYDALARI

Hormon Destek Tedavisi, tüm menopozal şikayetlerin tedavisinde en etkili yöntemdir. Hormon Destek Tedavisi başlamadan önce gerekli mamografi, papsmear, vajinal ultrasonografi gibi tetkikler yapılır. Doktorunuz bu tetkikler neticesinde kişiye özgü Hormon Destek Tedavisi yöntemini belirler. Tedavi süresince doktor kontrolünde olan kadın, bu dönemde oluşabilecek diğer rahatsızlıkların erken teşhisi konusunda da avantajlıdır. Yaş ilerledikçe görülen eklem ağrıları ve kemik yoğunluğunda azalma problemi ise ilerleyen yaşa rağmen Hormon Destek Tedavisi alan kadınları etkilemektedir.

Menopoz kadın yaşamının doğal bir parçasıdır. Günümüzde kadınların menopoz sonrası beklenen yaşam süresi yaklaşık 30 yıldır. Yaşlanmak ile sağlıklı olarak yaşlanmak farklı şeylerdir. Hormon Destek Tedavisi’nin amacı, kadınlara menopoz öncesinde ve menopozda yüksek yaşam kalitesini sunmaktır.

BUGÜN BİLİNÇLENİN YARIN RAHAT YAŞAYIN.

Menopoz döneminde sizi kadın yapan hormonlarınızı uygun tedavi yöntemleriyle yeniden kazanın; menopoz sıkıntılarının yaşam kalitenizi, sağlığınızı ve mutluluğunuzu olumsuz etkilemesine izin vermeyin

deryabaykal.com

Categories: KADINCA KONULAR Tags:

Derya Baykal ile hobilerimiz

Salı, 29 Nis 2008 Comments off

Derya hanımın deryalı günler isimli programını seyreden hanımlar benimle aynı fikirdedir.evet gerçekten de harika bir tv rpogramı o.işte derya baykalın programında bazı el işlerinin örnekleri:

YAPIŞIK İKİZLER (YAZLIK BLUZ) TARİFİ

MLZ.
3 YUMAK NAKO PIRLANTA YÜN
5 NUMARA ŞİŞ

ÖN VE ARKA BEDEN

105 İLMEK BAŞLANIR.

3 TERS 2 YÜZ LASTİK ÖRÜLÜR.

34 CM ÖRÜLDÜKTEN SONRA KOL KESİMİ İÇİN,

6 İLMEK KAPATILIR. (BAŞTAN VE SONDAN)

KESİLDİKTEN SONRA 2 SIRADA BİR, BİRER İLMEK KESİLEREK 8 CM ÖRÜLÜR.

KORDONLARIN GEÇMESİ İÇİN BOŞLUKLARI OLUŞTURMAMIZ GEREKİYOR.
BUNUN İÇİN;TERSLERİ KESİP DÜZLERİ ÖRÜYORUZ.
3 İLMEK KESİLİYOR.KESİMDEN SONRAKİ SIRADA EKSİLTTİĞİMİZ KADAR ARTTIRIYORUZ. ARTTIRDIKTAN SONRA 6 SIRA YİNE LASTİK ÖRÜLÜR.BU İŞLEMİ 3 KEZ TEKRARLIYORUZ.

KORDONLAR

PORTAKAL RENGİ 85CM

MAVİ RENGİ 105 CM

YEŞİL RENGİ 105 CM ZİNCİR ÇEKİLİR.4 KAT İPTEN YAPILIR.(9 NUMARA TIĞ İLE)

ALT BEDEN KISIM LASTİK ARALARINDAKİ ZİNCİR ÇUBUKLAR İÇİN 3,5 TIĞ İLE 19 ZİNCİR ÇEKİLİR KAPATILIR.

*BLUZUN YAKA BOYUNA KADAR OLAN TÜM UZUNLUĞU 50CM DİR.

deryabaykal.com

Categories: KADINCA KONULAR Tags: