Perşembe, 09 Tem 2009
admin
Çoğu kadının kabusudur adet dönemleri.Kadınlar adet dönmelerinde adeta kabus yaşar ve şiddetli ağrılara mahkum kalır.Bu durumda keşke hiç olmasaydı gibi bir cümle bile akıla gelebilir.Aslında biz kadınların özel günleri çok daha güzel ve keyifli geçebilmektedir.Bunu sağlaamk da tabi ki sizin elinizdedir.
Nasıl mı , işte böyle : devamını oku…
Perşembe, 12 Mar 2009
admin
AVAKADONUN YAĞIN IN AROMATİK TEDAVİDE BÜYÜK ÖNEMİ VAR.
Cildi yumuşatır ve nemlendirir. Kas gevşetici özelliği vardır. Böbrek taşlarının düşürülmesinde etkilidir. Ayrıca selülit tedavisinde kullanılmaktadır.
Bir fincan suya 4 damla damlatılarak günde 2 kez içilir. Ayrıca cilde masaj yapılarak sürülür.
Doğal Alabalık Yağı Bel ağrılarına ve romatizmaya iyi gelir. Kas gevşetici özelliği vardır. Bel fıtığı ve kireçlenmeye karşı da kullanılır. Cilde masaj yapılır.
Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu bitkiler konusunda tam bir uzman.aslında o bir kimyager ama ona bitkilerin sağlığımız için etkilerini araştırmaya da adamış bir bilim adamı da diyebiliriz.
Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu tıbbı sadece detavi amaçlı kullanmıyor.önlem ve koruyucu tıbbın da ne derece önemli olduğunu her fırsatta dile getiriyor.Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu dünya tarafından tanınımış bitkisel tedavi uzmanımız ve kendini bütün dünyaya kanıtlamış bir kimyager.sağlığımızı koruma ve tedavi olma anlamında bizlere sayısız ipucu veriyor.
Bize hayatı çekilmez kılan bazen de dünyayı dar eden birçok hastalığa bitkilerle çare bulan Saraçoğlu özellikle bazı hastalıklar için değişik bitki kürlerinden yararlanıyor.örneğin Alzheimer’de önleyici olarak taze sıkılmış havuç suyunu tavsiye ediyor ve bunun bir kür olarak uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu anlatımıyla hangi bitki hangi hastalığa iyi geliyor ?Meme ve prostat kanserine karşı brokoli etkili, Sinameki kabızlığa karşı kesinlikle kullanılmaması gereken bir bitki,maydanoz sağlığımıziçin olmazsa olmaz, unutkanlığın ilacı havuç suyu ve ısırgan otu doğanın mucizesi…
Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu bu konuda şunları belirtiyor: Genellikle aşırı tüylenme kandaki androjenlerin (erkeklik hormonları) artmasına bağlıdır. Androjen erkeklerde daha yüksek düzeylerde olmak üzere, hem erkek hem de kadında bulunan hormonlardır. Androjenler ince, zayıf ve kısa olan tüylerin sert ve uzun kıllara dönüşmesine neden olur. Androjen düzeylerinin yükselmesine ve bunun sonucu olarak da tüylenmeye neden olan durumlar:
Menopoz; Bu dönemde yumurtalıklardan östrojen (kadınlık hormonu) sentezi azaldığı halde androjen sentezi devam eder buna bağlı olarak tüylenme görülebilir.
Genetik; Annesinde veya büyükannesinde aşırı tüylenme olan kişilerde aynı hastalığın görülme olasılığı fazladır.
İlaç yan etkileri; Erkeklik hormonları veya androjenik özellikler gösteren ilaçlar alan kişilerde aşırı tüylenme görülebilir.
Polikistik over hastalığı; Bu hastalıkta yumurtalıklarda birçok kist oluşur ve erkeklik hormonları fazla olarak üretilir. Hastalarda aşırı tüylenme, düzensiz yumurtlama, adet düzensizlikleri, kısırlık ve şişmanlık görülür.
Yumurtalık Tümörleri; Nadir olarak görülen androjen salgılayan yumurtalık tümörleri de aşırı tüylenmeye neden olur.
Adrenal (Böbreküstü Bezi) Bozuklukları; Androjenler böbreküstü bezinde de üretilir. Böbreküstü bezlerin büyümesi fazla androjen üretilmesine ve aşırı tüylenmeye neden olur.
Aşırı tüylenmenin nedeninin belirlenmesi; Yapılan hormon testleri ile kandaki androjen ve diğer hormonların seviyesi belirlenir. Ayrıca yapılan ultrasonografik inceleme ve özel radyolojik incelemeler ile yumurtalık veya böbrek üstü bezlerindeki tümörler tespit edilebilir.
Aşırı tüylenmenin tedavisi;
Kozmetik Tedavi;
Tüy dökücü kimyasalların kullanımı, ağda, traş v.b. gibi yöntemler ile geçici olarak bu tüylerden kurtulmak mümkündür. Epilasyon kalıcı sonuç veren yöntemlerden birisidir. Hormon tedavisi görecek kişilerin epilasyonu bu tedaviye eklemesi uygun olur.
Not: Bu konularda size en doğru ve detaylı bilgiyi verecek olan hekiminizdir.
Ülkemiz kadınları için özellikle büyük sorun teşkil eden kansızlık eğer önlemi alınmazsa kadınlarda birçok hastalığa yol açıyor.bu tehlikeye dikkat çeken Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu demire bağlı anemi yani kansızlık için kadınlara kereviz ve ıspanağı öneriyor.
Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu kansızlık şikayetine karşı (demire bağlı anemi) için kereviz-ıspanak kürünün uygulanmasının bu sorunu zamanla ortadan kaldıracağını ifade ediyor.Prof Dr.İbrahim Saraçoğlu tarifiyle kereviz,ıspanak kürünün yapılışı ve uygulanışı:
Malzemeler : 250 gram taze ıspanak ve 200 gram kabuğu soyulmuş kereviz.
Hazırlanışı: Kaynamakta olan bir litre suyun içerisine 200 gram ince dilimlenmiş kerevizi atınız ve hafif ateşte 10 dakika haşlayınız. On dakika tamamlandıktan sonra üzerine 250 gram ıspanağı ilave ediniz ve yine ağzı kapalı olarak 5 dakika daha haşlamaya devam ediniz. Daha sonra soğumaya bırakınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu temiz bir şişeye koyunuz ve buzdolabında koruma altına alınız.
Uygulanışı: Sabah aç karına veya kahvaltıdan bir saat sonra bir su bardağı için. Akşam aç karına veya akşam yemeğinden bir saat sonra bir su bardağı için. 15 gün müddetle sabah ve akşam içimleriyle gün atlamadan devam edin. 15 gün sonra 10 gün ara verin. On gün aradan sonra aynı şekilde tekrar sabah ve akşam olmak üzre 15 gün kereviz-ıspanak kürüne devam edin. Toplam 30 günlük uygulama ile kür tamamlanmış olur.
200 gram kerevizin yumrularının yerine kerevizin sadece taze ve yeşil olan yapraklarını ve saplarını da kullanabilirsiniz. Üç adet saplı (dallı ve yapraklı kısımları, yaklaşık 150 gram) kereviz yeterli olabilecektir. Bu taktirde haşlama süresi üç dakikadır. Üç dakika tamamlandıktan sonra 200 gram ıspanak ilave edilerek beş dakika daha haşlamaya devam edilir. Ilıdıktan sonra süzülür ve temiz bir şişeye doldurulur. Tüketim şekli yukarıda belirtildiği gibidir.
Not: Hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz.